Türk Ve İngilizlerin Karakter Özellikleri

Türk Karakteri


Türk insanında genel olarak görülen özelliklere bakıldığında, zaman zaman karşıt özelliklerin (aynı kişide bile) bir arada olduğu görülmektedir. Örneğin Türk insanı hem tembel, hem çalışkandır; hem bencildir, hem içinde yaşadığı toplum için canını bile verebilir; hem otoriteye saygılıdır, hem isyankardır; hem kuralların uygulanması gerektiğine inanır, hem en başta kendisi sık sık kuralları çiğner; hem her şeyin milli olanının daha değerli olduğunu düşünür, hem yabancı olan her şeye hayrandır. Türk insanının değişen dünya ve ülke koşulları içinde kendi kimliğini bulma arayışından kaynaklanan bu durum, her ne kadar bir karmaşa gibi görünüyor olsa da daha olumluya gidişe neden olabileceği unutulmamalıdır. Bu görünüm ergenlik çağındaki bir gencin ruhsal durumuna benzemektedir, daha sonraki yıllarda daha olgun bir yapının oluşması mümkündür. Türk insanı, inandığının yanlış olabileceğini düşünmeye/dinlemeye tahammül edemez. Kendisinin en iyisini, en doğrusunu bildiğine inanır. Bilgi sahibi olmadığı bir çok konuda görüş sahibidir. Fırsat verilse her şeyi en iyi biçimde yapabileceğini (teknik direktörlükten, parti başkanlığından, başbakanlığa) düşünür. Çoğu zaman başkalarının kandırılmış olduğuna, yanlış yolda olduklarına, doğruyu göstermek mümkün olsa doğru yolu bulacaklarına ve kendisi gibi düşüneceklerine inanır. Başkalarının da kendilerine göre doğrularının olabileceğini anlayamaz. Ortak noktaları bulmaya ve birlikte yaşamanın yollarını bulmaya çalışmaz. Acımasız biçimde ve karşıdakine yok etmecesine rekabet eder. Geliştirici rekabet, yarışma, tartışma ve müzakere etme kültürü gelişmemiştir. Anlaşma ve uzlaşma, taviz, yenilgi ya da teslimiyet olarak algılanır.

Türk insanı rahatına ve keyfine düşkündür. Daha 40’lı yaşlarda iken emekli olmanın yollarını bulmaya çalışır. İşe gitmemenin, işi kaytarmanın yolları yaratılır. Mesai saati başlamış olmasına karşın hastalar poliklinikte beklerken uzun sohbetli kahvaltılar yapılır, her fırsatta çay arası verilir, öğle yemeği sonrası kahve keyfi unutulmaz, mesai saati bitmeden ayrılmanın yolları bulunur. Türk insanı hem kendisinin hem toplumun yaşadığı sorunları, onları aşabilmek için neler yapılması gerektiğini bilir; fakat kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmez ve başkalarının yapmasını bekler. Kurtarıcı bekleme eğilimindedir. Yaşadığı sorunları, isteklerini açıkça talep etmez; haklarına sahip çıkmaz, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibidir. Ancak kahve köşelerinde ve arkadaş gruplarında söylenir ve dertleşir.

Türk insanı bahane ve mazeret bulma konusunda ustadır. Hiçbir zaman kendi sorumluluğunu kabul etmez; yanlış olan bir şeyde payı varsa, mutlaka kendince bir nedeni vardır. Sürekli yakınacak bir şeyler bulur fakat bunlarda bir sorumluluğu olmadığını düşünür. Birilerinin gelip her şeyi düzeltmesini bekler. Türk insanı yumurta kapıya gelmeden harekete geçmez. Her şeyi erteleme eğilimi içindedir. Yarının işini bugünden yapmaz. Geleceği kurmaktansa, günü kurtarma eğilimindedir; kısa vadeli düşünür. Diğer yandan zorda kalınca harikalar yaratabildiğini gördüğünde buna kendisi bile inanamaz. Karşılaştığı sorunlara pratik ama geçici (Türk usulü) çözüm bulmada ustadır. Değişen ortam ve koşullara (hele çıkarı varsa) adaptasyon gücü yüksektir.

Türk insanı kadercidir. “Böyle gelmiş böyle gider” diye düşünür. Amaçsız, beklentisiz yaşam sürdürür, kendini hayat nehrinin akışına bırakır. Emek ve çaba harcamadan köşe dönmenin hayallerini kurar. Piyangonun büyük ikramiyesinin kendisine çıkacağına (aslında bir şekilde bunu hak ettiğine) inanır. Kendini Allah’ın sevgili kulu, iyi bir insan olarak gördüğü için bunu doğal olarak hak ettiğini ya da çektiği çilenin karşılığı olduğunu düşünür.



İngiliz Karakteri


İngilizlerin soğuk olduğu söylenir ve bu kısmen doğrudur. Taşındığınızda komşularınızın Türkiye'deki gibi Güle Güle oturuna geleceğini veya bir ihtiyacınız var mı diye soracağını hayal etmeyin çünkü hayal kırıklığına uğrarsınız. Komşularınızın çoğu size merhaba bile demeyecektir. Bu durumda ilk adımı atmak sizin tercihinize kalmıştır. Eğer komşularınızla sıkı fıkı ilişkiler kurmak niyetinde iseniz kapılarını ilk siz çalabilirsiniz. Ancak bu davranışınız pek çoğu tarafından fazla girişken olarak nitelendirilecektir. Hatta bazıları mobilyalarına bakmak için kapısını çaldığınızı bile düşünecektir. Kuzeyliler, güneylilere göre daha sıcakkanlı ve misafirperverdir. Güneyliler ise size zaman ayırmak konusunda hiç de hevesli olmayacaklardır. Eğer güneyli komşunuz size "Nasılsın" diye sorarsa bunun formalite bir soru olduğunu aklınızdan çıkarmayın ve kısaca "iyiyim teşekkürler" diye cevap verin. Hatta kalp ameliyatı olacaksanız bile iyiyim teşekkürler deyin .Muhtemelen sizin hayat hikayenizi dinleyecek zamanı yoktur ve size nezaket icabı "nasılsın" diye soruyordur.
Komşularıyla iletişim kurmak isteyenler, bahçedeki komşusuna " Güzel hava değil mi" diye seslenebilir. Ancak havanın hakikaten güzel olmasına dikkat edin. Eğer deli gibi yağmur yağıyorsa komşunuz onunla alay ettiğinizi düşünecek ve cevap vermeye tenezzül etmeyecektir.
Komşularınızla tanışabilmek için ortaya hava konusunu atmak mükemmel bir fikirdir. İngiltere'de çoğu vatandaşın iyi bir hava durumu tahmincisi olduğunu anımsarsak, tahminlerini size de aktarmaktan memnuniyet duyacaklardır. İngiltere'de hava durumu tahmini yapabilmek gerçekten sabır ve sanat isteyen bir iştir. Aynı günde hem yağmur, hem sis , hem kar, hem fırtına görülebileceği için hava durumu açısından yalnızca iki durum söz konusudur: İyi hava veya kötü hava.
İngiltere'de çok nadıren ve çok az kar yağar ancak hayatı felce uğratan birinci olay kar yağışıdır. Sıkı bir kış mevsiminde İstanbul'a yağan kar İngiltere'ye yağsa, insanlar ulusal felakat ve medeniyetin sona erişi olarak yorumlarlar.
İngilizlerin yabancılara karşı önyargılı olduğu bir gerçektir. Yabancıların yanısıra aynı ülkeyi paylaştıkları İskoçlara, Gallilere, İrlandalılara karşı bile ön yargılıdırlar. İngilizler yabancılar hakkındaki bu önyargılarına genellikle TV'den kapılırlar. Örneğin Amerikan filmlerini izleye izleye Amerikalıların spor arabalara binen, sürekli suç işleyen, katil, hız tutkunu ve elbiseleriyle sevişen bir ulus olduğu fikrine sahiptirler. Ya da Japonların ve Almanları hala İkinci Dünya Savaşındaki düşmanları olarak görmektedirler. Onların dünyanın en önde gelen araba üreticileri ve teknoloji devleri olduğunu görmezden gelirler.
İngilizler, Avrupa'ya nazaran çok daha az ırkçı hatta hiç ırkçı olmayan bir toplumdur. Değişik toplumlara karşı hoşgörülüdür. Doğru söylemekten geri durmazlar. Kendilerini bile gerektiğinde acımasızca eleştirirler.
Son olarak İngilizler biraz değişik bir millettir ancak esprileri ve olaylara hep komik bir yönden bakabilmeleri ile sizi etkileyeceklerdir. Bazen İngilizlerin sakinliği, suküneti ve olaylar karşısındaki tepkisizliği sizi öyle bir patlama noktasına getirir ki böyle bir durumda en yakın bara giderek büyük bir bardak cin-tonik içerek rahatlamanız öneriyoruz. İngiltere'de çoğu şeye katlanabilmenin en basit yöntemi budur.


Yorumlar